Arkeoloji Bilimleri Dergisi
Turkish Journal of Archaeological Sciences
2025
MÖ 7. Binyıl Sonunda Anadolu’da İklim Değişikliği ve İnsan Etkileşimi: Bölgelerarası Bir Değerlendirme
Burhan Göz
Turkish Journal of Archaeological Sciences, Issue 5, February 2025, pp. 74-102
Özet
MÖ 7.binyılın son çeyreğinde etkili olan 8.2 ka iklim değişikliği ile çağdaş kültürel süreci, Anadolu kapsamında bölgesel farklılıklara göre ele alan bu çalışma, iklim değişikliğine verilen kültürel tepki/tepkisizliğe dayalı olarak iki bölgeli bir ayrım önermektedir. Bunlardan ilki Güneydoğu ve Orta Anadolu’yu kapsamaktadır. 8.2 ka sırasında soğuk ve kurak koşulların etkili olduğu bu bölgelerde insan topluluklarının pastoral bir yaşam biçimini benimseyerek daha yoğun bir etkileşime girdikleri görülmektedir. Söz konusu bölgelerde bazı yerleşimleri terk eden toplulukların aksine, süreklilik gösterenlerin organizasyonunda depolama birimleri önem kazanmıştır. Bu değişimlerin bölge topluluklarının iklimsel dalgalanmalara karşı bir direnç stratejisi olarak değerlendirilmesi mümkündür. İkinci bölge doğudaki kısmî terkle de ilişkili şekilde yoğun insan hareketliliğinden kaynaklı bir beşerî krizle karakterize olmaktadır. İklimsel koşulların görece daha sürdürülebilir olduğu bu bölgelerde bahsi geçen durum kendini, MÖ 6100-6000 arasında yerel toplulukların yerleşimlerini terki ve sonraki evrede ortaya çıkan savunma duvarları, artan yerleşim sayısı ile daha farklı bir kültürel manzaranın ortaya çıkmasıyla da göstermektedir.
Abstract
Analyzing the 8.2 ka event and the concurrent cultural process in the last quarter of the 7th millennium BCE in terms of environmental differences in the Anatolian context, this article proposes a two-region distinction based on cultural responses to climate change. The first one covers Southeastern and Central Anatolia, where climate change is more severely felt according to the paleoclimatic proxy. In these regions, where steppe conditions were effective during the 8.2 ka event, human communities adopted a pastoral lifestyle and engaged in more intensive interactions. While some communities in these regions abandoned their settlements and adopted a more mobile lifestyle, one may see that storage units gained importance in the settlements where occupation continued. It is possible to evaluate this situation as a resistance strategy of the communities in the region against climatic fluctuations. The second region is characterized by a socio-economic crisis resulting from intensive human mobility, which is also related to the partial abandonment in the east. In these regions, where climatic conditions are relatively sustainable, this situation is reflected in the abandonment of settlements by local communities between c. 6100-6000 BCE and the emergence of a different cultural landscape with the construction of defensive walls and the increasing number of settlements, etc., in the following period.

